ÇEVRE VE İNSAN
  YERALTI SUYU KİRLİLİĞİ
 

Yeryüzüne ulaşan suyun özellikleri, yağmur ve kar suyu analizleriyle belirlenebilmektedir. Genellikle yağmur suyunda pek fazla çözünmüş ya da kolloidal madde bulunmaz. Yağmur suyunun PH değeri, endüstrileşme ve şehirleşmenin yoğun olmadığı yörelerde genellikle 5-6 değerindedir.

Yağmur suyu yeryüzüne indiği andan itibaren kirlilik yükünde ani bir artış olur. Organik ve Anorganik partiküller, hayvansal ve bitkisel yaşam artıkları, doğal ve yapay gübreler ve mikroorganizmalar su ile birlikte yeraltına doğru taşınır.

Yer altı sularının genellikle içme ve kullanma amacına uygun özellikler taşıdığı, bakteriyolojik açıdan emniyetli olduğu, arıtma gerektiği durumlarda yüzeysel sulara oranla açık daha az bir arıtma ile kullanılabildiği söylenilebilir. Yer altı sulan çok eski tarihlerden beri kullanıla gelmiştir. Ancak sağlık açısından taşıdıkları önem, 19. Yüzyılın ortalarına kadar yeterince anlaşılamamıştır.

 Yer altı sulan kirlenmeye karşı sulardan çok daha duyarlıdır. Özellikle toksik ve kalıcı bir kirlenmeye maruz kalmış bir yer altı su kaynağı pek çok kulanım açısından değerini çok uzun bir süre yitirmiş olur. Bunun sebebi, yer altı sularındaki değişim ve seyerlem kapasitesinin çok sınırlı oluşudur.

             Türkiye'de içme suyu olarak önemli bir yeri olan ve hemen daime yüzeysel sulardan çok daha az bir arıtma ile kullanılma imkanı bulunan (çoğunlukla da hiçbir arıtma yapılmaksızın kullanılan) yer altı sularının, gözden uzak oluşan sebebiyle, kirlenmeyeceği düşünülmüştür. Ancak dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de yer altı suyu kirlenme olaylarının ortaya çıkması, toprağın arıtma kapasitesinin sınırsız olmadığını ve bu kaynağın da kirlenebildiğini göstermiştir.

             Türkiye'de yer altı sularının kirlenme sebepleri :

  a) Türkiye'de yer altı suyu kirlenmesinin en önemli sebebi, evsel atıkların yer altı suyuna taşınmasıdır. Büyük kentlerde bile yetersiz kalan altyapı tesisleri, küçük yerleşim yerlerinde hemen hiç bulunmamakta, fosseptik çukurlardan sızan yer altı sularına ulaşabilmektedir. Bunun sonucu olarak su ile geçen bulaşıcı hastalıklara ( Sanlık, barsak parazitleri) Türkiye'de sık rastlanmaktadır. Bornova Ovası yer altı sularında yapılan deneysel çalışmalar, zaman zaman koliform bakteriye rastlandığını, dolayısıyla bazı kuyulara. evsel atıkların sızıntı olduğunu ortaya koymuştur. Ancak söz konusu kuyulardan alınan sular, daha sonra dezenfekte edildiği için tehlike önlenebilmektedir.

Ayrıca, yer altı sularında deterjan bulunması da evsel atıkların yer altı sularına ulaştığının bir göstergesidir. Evsel katı atıkların (çöpler gibi) zeminde depolanması ya da arazi doldurulmasında kullanılması da bir diğer kirlilik sebebidir. Çöplerin uygun bertaraf yöntemleriyle arıtılarak uzaklaştırılmaması halinde, sızıntı sulan çok miktarda mikroorganizmanın yanı sıra organik madde, çeşitli tuzlar ve ağır metaller gibi kirleticileri içermekte, yer altı suyu kalitesinde önemli bozulmalara yo1 açmaktadır.

b) Yer altı suyu kirlenmesinin nedenlerinden biri de endüstrilerdir. Endüstri kuruluşları, ulaşım imkanlarının iyi ve su kaynaklarının bol bulunduğu ovalan tercih etmekte, Kemal Paşa ovasında olduğu gibi, bazı durumlarda su kaynağının üzerine yerleşmektedirler. Bu durum, endüstriyel kirliliğe yol açmaktadır. Nitekim, Kemalpaşa ovası yer altı suyunda siyanür çıkması, Bornova Ovasında yer altı suyuna. tuz karışması endüstriden kaynaklanan kirliliklerdir. Bornova Ovasındaki endüstrilerden bir tanesi, zeminde tuz bıraktığı için 116 m derinlikteki kuyu suyunda klorür, sodyum ve bikarbonat iyonu konsantrasyonları ile buharlaştırma kalıntısı değerlerinde ani bir artış görülmüştür. Suyun içilemez hale gelmesi üzerine endüstri kuruluşu uzun süre pompajla suyu atma yoluna gitmiş, suyun eski özelliğine kavuşması yıllar almıştır. Bu tür örneklerin azlığı, yer altı suyu kirliliğinin azlığına değil, bu konuda yapılan araştırmaların azlığına işarettir.

c) Türkiye, endüstrileşme yolunda, mesafeler kat etmekteyse de halen tarım ülkesi olma özelliğini de devam ettirmektedir. Özellikle son 20-25 yıldır ürün verimini artırma amacıyla tarım ilaçlan (pestisid) ile doğal ve yapay gübre kullanımındaki artış, önemli bir kirlenme kaynağı oluşturmaktadır. Bornova ovasında, yer altı suyu kirliliği konusunda yapılan çalışmada, bazı kuyularda nitrat konsantrasyonunun zaman içinde büyük salınımlar gösterdiği ve bir yıllık süre içinde nitrat konsantrasyonun arttığı, bir başka sığ kuyuda ise nitrat konsantrasyonunun TSE’ce sınır değer olarak verilen 45 mg/lt değerine ulaştığı belirlenmiştir.

Bursa ovasında açılmış olan sondaj kuyularından bir tanesi de yapılan periyodik kontrollerde normal olarak kuyudaki nitrat birikimi 16-20 mg/lt iken, gübrelemenin yapıldığı mevsimlerde bu değerin 110-150 mg/lt'ye çıktığı gözlenmiştir. Çukurova'da yapılan bir çalışmada, yer altı suyunda pestisid kirlenmesi olduğu tespit edilmiştir. Yer altı sularında pestisid kirlenmesi konusunda yapılacak araştırmalara büyü ihtiyaç vardır. Ancak ölçümlerinin pahalı aletler gerektirmesi ve güç olması gibi sebeplerle, bu konuda yapılmış araştırma sayısı çok kısıtlıdır.

d) Deniz kıyısına yakın yerlerde karşılaşılan bir problem de deniz suyu girişimidir. Yer altı suyunun aşın çekilmesi (kullanılması) sonucu meydana gelmektedir. Deniz kıyılarında, deniz suyu ile akarsu ve yer altı sulan arasında bir tatlı su-tuzlu su karışma bölgesi bulunmaktadır. Denize yakın akiferlerden aşın miktarlarda su çekildiğinde, tatlı su basıncı düşmekte ve deniz suyu kara içinde ilerlemektedir. 167 sayılı kanun ile, DSİ'nin izni olmadan yer altı suyu çekiminin, yasaklanmış olmasına rağmen, yapılan hesaplar Türkiye'de büyük miktarlarda kaçak çekim olduğunu ortaya koymaktadır. Bu da yer altı suyu seviyesinin yıldan yıla düşmesi sonucunu doğurmaktadır.

            Türkiye’de önemli miktarda olan yer altı suyu tüketimi ve toplam faydalanılabilir 9,4 milyar m3/yıllık yer altı suyu potansiyeli göz önüne alındığında, yer altı sularının Türkiye açısından taşıdığı önem kolayca anlaşılmaktadır.

 

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=