ÇEVRE VE İNSAN
  SU
 

                                 SU DÖNGÜSÜ                              





Dünya yüzeyinin dörtte üçü sularla kaplıdır. Ancak bu suyun büyük bir kısmı tuzlu su halinde denizlerdedir.Dünya su rezervinin ancak % 2,6’sı tatlı sulardan oluşur.Su yeryüzünde sürekli hareket halindedir.Su kullanılır fakat tüketilemez.Kullanılmış olan su genellikle aynı miktarda kirletilmiş olarak yeniden çevreye verilir.Suların ana deposu denizlerdir Denizlerden buharlaşarak atmosfere karışan su yağışlarla yeryüzüne taşınır.Yeryüzüne düşen yağışın bir kısmı yeraltına sürüklenirken bir kısmı da akış halinde yeniden denizlere döner.Yer kabuğu tarafından tutulan suda buharlaşma ve bitkilerin transpirasyonu yoluyla atmosfere karışır.Bu olaya hidrolik çevrim denir.Bir günde atmosfere karışan su 1200km3 olarak hesap edilmiştir.

    TÜRKİYE'NİN SU POTANSİYELİ

           Su potansiyelinin bilinmesi, çeşitli kullanımlara yönlendirilecek su miktarının çerçevesini de belirleyeceğinden büyük önem taşır. Bu sebeple su potansiyelimizi belirleyecek pek çok detaylı çalışma bulunmaktadır.

           İnsan ve tüm canlıların vazgeçilmez yaşam öğesi olan su kaynaklarımız açısından Türkiye genelinde yeterli ve sürekli bir potansiyele sahip olduğumuzu görüyoruz. Türkiye'nin  yıllık yağış  ortalaması  670  mm'dir.  Bu  ortalama Doğu Karadeniz'de 1400 mm Kızılırmak Konya Kapalı Havzası'nda ise 400 mm'dir. Bu yağışlara karşı, ülkemizin, brüt su potansiyeli 521 milyar m3 tür. Bu toplam potansiyelin yaklaşık l66 milyar m3/ yılık kısmı doğrudan akışa geçmekte, geriye kalan % 68, 11 sızma, buharlaşma ve bitkisel terleme gibi sebeplerle yüzeysel akışa geçememektedir.

           Akarsularımızın toplam potansiyeli yılda 180 Milyar m3 tür. Bu suyun tamamını kullanmak teknik yönden imkansızdır. Bu suların bir kısmı, komşu ülkelere akıp gitmekte bir kısmı da ya denize dökülmekte ya da göl ve bataklıklarda son bulmaktadır.

Diğer taraftan, bazı yerlerde topoğrafık ve jeolojik şartlar, barajlar inşa edilerek  suların  depolanması  ve  tüketici  amaçlarla  kullanılmasına  imkan vermeyebilir. Bütün bu sebeplerle tüketici amaçlar için kullanılmayan yüzey sularının miktarı yaklaşık 86,3 milyar m3/ yıl olarak tahmin edilmektedir. Yer altı su kaynaklarımız ise yılda 9,4 milyar m3 olarak hesaplanmaktadır.

Türkiye'nin kullanılabilir toplam su potansiyeli 104,5 milyar m3/yıl olup, bu miktar akarsular, göller ve yer altı sularından oluşmaktadır. DPT tarafından (1985-1989) 5 yıllık kalkınma planında Türkiye'nin su ihtiyacı için ileriye dönek tahminler yapılmıştır. Buna göre 1985 yılı esas alınarak, toplam tüketimin % 11,7’i içme ve kullanma, % 78,5'i tarımsal sulama ve % 9.9'u endüstride kullanılmaktadır.

İçinde bulunduğumuz yıllarda ve uzun vadeli kullanımlarda gereksinmeleri karşılayacak kadar potansiyele sahibiz. Ancak Türkiye'de su tüketimi ülke genelinde homojen olarak dağılmamaktadır. Ülke bütününde çekilen su sıkıntısının yanı sıra, yerel olarak su tüketiminde büyük farklılıklar görülmektedir.

Yer yer karşılaşılan içme ve kullanma suyu sıkıntıları, plansız ve yoğun yerleşmeler,  su  toplama  havuzlarında  yapılan  kaçak  yapılanmaların,  büyü şehirlerdeki hızlı nüfus artışlarına paralel altyapı su temini çalışmalarının geride kalması ve yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Havzalar arası su aktarmaları yeni su depolamaları ile su sıkıntıları giderilebilecektir.

              Su konusunda asıl sorun suların hızlı bir tempo ile kirlenmesi ve içme ve kullanmaya  elverişli  temiz  su  kaynaklarının  bulunmasındaki  güçlüklerden kaynaklanmaktadır. Aslında Türkiye su potansiyeli açısından dünyadaki zengin ülkeler arasında yer almamakla birlikte fakir de sayılamaz. Ancak Türkiye'de akarsu akımlarının düzensiz oluşu, kış ve yaz mevsimleri anasında büyük debi değişikliklerine yol açmakta ve bu potansiyelin iyi değerlendirilememesine sebep olmaktadır. Yazın akarsularımızın önemli bir kısmı tamamen kurumakta ve büyük maddi hasarlara sebep olmaktadır.

 

 

 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=